Başkanın Mesajı

Değerli Ortaklarımız,

Bir yılı daha geride bıraktık, geçtiğimiz 2018 yılında hafızalarda kalan önemli gelişmeleri kısaca vurgulamak gerekirse;

Küresel anlamda ekonomik durgunluk, kriz endişeleri, ekonomik büyümede yavaşlama, borsalarda ani dalgalanmalar ve borç yükünde dikkate değer bir azalma sağlanamaması yanında, ABD ve AB başta olmak üzere, gelişmiş ekonomilerde yaşanan belirsizlikler, ticaret savaşları, İngiltere’nin Brexit kaosu, Fransa’da başlayan ve yayılma eğilimi gösteren sokak protestoları 2019 yılına miras kalan olaylar olarak tarihe geçti. Japonya’da 2014 yılından buyana yaşanan en sert ekonomik daralma, ticaret savaşları kapsamında Çin piyasalarında yaşanan üretim, döviz rezerv daralması, ekonomik baskılar ile benzer hadiselerin Hindistan’da da yaşanması önemli gelişmeler olarak dikkati çekti.Dünya ticaretinde büyüme hızının 2018'de bir önceki yılın %5,2 seviyelerinden %4’lere gerilemesi ve bu eğilimi önümüzdeki dönemde de sürdüreceğine yönelik sinyaller, kriz beklentilerini 2019 yılına taşıdı. Dünya’da yaşanan bu gelişmelerin yanında Ülkemiz ve bölgemizde; devam eden Rusya-Ukrayna gerilimi, ABD ve Rusya ile içinde olduğumuz Suriye belirsizliği, İran’a uygulanan ABD ambargosunun sıkılaştırılması, ABD ile yaşanan ekonomik savaşlar ve politik gerginlik, Türk Lirası’nın yaz başından itibaren Dolar ve diğer para birimleri karşısında dalgalanarak ciddi değer kaybına uğraması, Enflasyonun tırmanarak tekrar çift haneli değerlere ulaşması, Uluslar arası düzeyde kredi notlarımızın ciddi seviyelerde indirgenmesi dolayısıyla ülke risk primlerinde oluşan önemli artışlar sadece 2018 yılı için değil, önümüzdeki dönemde de çözmemiz gereken ciddi problemler olarak karşımızda durmakta.

 

Sektör Açısından bir değerlendirme yaptığımızda;

2018 sonu itibarıyla, Türkiye’nin kurulu gücü önceki yıla kıyasla %3,93 artışla (3.351 MW ilave kapasite) 88.551 MW’a ulaşmıştır. Bu gücün %61’i bizim de aralarında bulunduğumuz serbest üretim şirketleri, %21’i kamu (EÜAŞ), %12’si özel modelli üretim şirketleri (Yİ, YİD, İHD), kalan %6’sı ise lisanssız üretim şirketlerinden oluşmaktadır.

Kaynak bazında ise kurulu gücün; %32’si hidroelektrik, %25’i doğalgaz, %21’i kömür, %8’i rüzgâr, %2’si jeotermal, %6’sı lisanssız kaynaklara dayalı kapasiteden oluşmakta.  Yani kurulu güç bazında yenilenebilir üretim kapasitesi %48’lere ulaşmış durumda. Son yıllarda yaşanan ekonomik durgunluk doğal olarak tüketim talebindeki artışı da aşağıya çekmiş, yıl başında 292,2 milyar kWh olan yıllık tüketim 2018 sonunda %2,7 artışla 300 milyar kWh olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılında elektrik üretimimizin, %37,3'ü kömürden, %29,8'i doğal gazdan, %19,8'i hidrolik enerjiden, %6,6'sı rüzgârdan, %2,6’sı güneşten, %2,5'i jeotermal enerjiden ve %1,4’ü diğer kaynaklardan elde edilmiştir. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM), son yıllarda yaşanan ve 2018 yılı boyunca da devam eden elektrik satış fiyatları ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle serbest üreticiler için cazibesini korumaya devam etmiştir. 2018 yılı içinde toplamda 20,8 GW’lık kurulu güce sahip 776 adet santral YEKDEM’den faydalanmak üzere müracaatlarını yapmış ve hak kazanmıştır. 

 

Değerli Ortaklarımız,

Enda Holding bünyesinde (iştirakler ve bağlı ortaklıklar vasıtasıyla); 4 HES, 1 JES, 5 RES santrali olmak üzere toplam 10 tesis, 180,2 MW kurulu güç ve yıllık 500 milyon kWh üretim kabiliyeti ile faaliyet göstermekteyiz. Bildiğiniz gibi Yap-İşlet-Devret modeli ile 20 yıl boyunca işlettiğimiz Gönen HES’i 07 Mart 2018 tarihi itibari ile EÜAŞ’a devrettik, devir sonrası Özelleştirme İdaresi tarafından yapılan özelleştirme ihalesine de katılım sağladık ancak 23 Mart 2018 tarihinde yapılan ihale başka bir firmada kaldı. Bu arada Eğlence-1 ve Eğlence 2’de mekanik gücü elektrik güce dönüştürerek toplamda 2,05 MW kurulu güç artışı gerçekleştirdik. İlave bir masraf yapmadan sağladığımız bu güç artışı bize yüksek üretim yapılan dönemlerde ek üretim ve gelir imkânı yaratacak. Tirenda ve Antalya doğal gaz tesislerinin satışı ile ilgili çalışmalarımız ve görüşmelerimiz bütün hızıyla devam etmekte. Antalya Enerji Tesisinin satışına engel teşkil eden Antalya OSB yönetimi ile borç mutabakatını sonlandırarak ibralaştık, ayrıca tesisin ihale yoluyla satışına yönelik satış çalışmaları başlattık. 2018 yılı toplam enerji üretimimiz 510,9 GWh’e ulaştı, bu değer tamamı yenilenebilir portföy bazında grubumuzun bugüne kadar ulaştığı en yüksek değer, bu sayede Türkiye enerji sektöründeki payımız %0,2 olarak gerçekleşti. Ayrıca Eğlence 1 ve 2 tesislerimizde toplam bazda 2014 yılından buyana işletmedeki en yüksek yıllık üretime ulaştık. 2018 yılı içinde kaynak bazında ürettiğimiz enerjinin; %58’sini Hidroelektrik, %38’ini Rüzgâr, %4’ünü Jeotermal kaynaklı gerçekleştirdik.Akçay HES’de Egenda’nın hisselerini Enda olarak devir alarak toplamda %95 hissesine sahip olduk. Diğer taraftan Yaylaköy ve Su Enerji’deki hisselerimizi Egenda’ya devrettik. Sermaye artırımlarıyla Antalya Enerji’nin sermayesini 75.000.000-TL.’ye, Tirenda’nın sermayesini 91.250.000-TL.’ye ve Akçay’ın sermayesini de 26.750.000-TL’ye çıkardık. 

Akçay’da daha önce de bilgisini verdiğimiz gibi DSİ Kanal Katılım Bedeli davası devam etmekte olup, son dönemde Tarım Orman Bakanlığı nezdindeki girişimlerimiz sonucu, sektörün geneline uygulanacak bir mevzuat değişimi çalışmalarının başlatılmasını sağladık. Gelişmelere göre hukuki mücadelemizin yönünü belirleyeceğiz.Tuzla Jeotermal’de bildiğiniz ve planladığımız gibi Ağustos ayında ek kuyu sistemini devreye aldık. Halka arz ile ilgili ön çalışmaları ortağımız Verusa ile birlikte başlattık. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmaları hızlandırarak, 2018 yılı bağımsız denetim raporuyla birlikte değerlendirmeleri tamamlamayı planlıyoruz. Sonuç olarak, 2018 yılında gerek üretim gerekse mali veriler anlamında verimli bir yıl geçirdiğimizi ifade etmek isterim. Bu vesileyle, 2019 yılında da daha iyi sonuçları çalışanlarımız ve sizlerle paylaşmak üzere, başarılı, sağlıklı ve güzel bir yıl geçirmenizi diliyorum.

 

Saygılarımla,
 

Cem Bakioğlu

Yönetim Kurulu Başkanı